Sevim ÇETİN- Yargıtay 6. Ceza Dairesi Üyesi

Ramazan ÖZKEPİR- Yargıtay 4. Ceza Dairesi Üyesi

 

YAĞMA SUÇUNDA DEĞER AZLIĞI KAVRAMI

Yağma suçu bir taraftan kişinin malının alınması diğer taraftan kişi üzerinde mal alınırken cebir veya tehdit kullanılması ile gerçekleşeceğinden karma unsurlu bir suçtur.

Karma unsurlu bir suç olunca kanunlarda düzenleniş yeri de kanun koyucunun bu unsurlardan birine veya diğerine verdiği öneme göre değişir. Bazı kanunlar malı ön planda tutarak bu suçu mal aleyhinde bir suç olarak görürler. Bazıları ise kişiye karşı gerçekleştirilen, tehdit ve cebri hürriyet aleyhine işlenmiş bir suç olarak kabul etmelerinin sonucu, bu suça hürriyet aleyhinde işlenen suçlar bölümünde yer verirler.

Yağma suçunun hırsızlık suçu ile yakın ilişkide olduğu açıktır. Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan şeyler yağma suçunun konusunu da oluşturur. Hırsızlık, yağma suçunda bir unsur olunca yağmanın hırsızlığın ağırlaştırılmış şekli olup olmadığına değinmek gerekir.

Bu gün egemen olan görüşe göre hırsızlık, yağma suçunda bir unsur olsa dahi yağma suçu hırsızlık suçu yanında bağımsızdır. Yağmada yalnız mülkiyet veya zilliyet hakkı değil hürriyet hakkı veya beden tamlığı hakkınada taarruz edildiğinden kişinin savunması adeta tahrip edilmektedir. Suçun tarihi gelişimi de ilginçtir. Eskiden bir malın sahibinin gözü önünde alınması yağma kabul edilirdi. 1500 lü yıllarda hırsızlığın cebir, şiddet veya tehdit kullanılarak yapılmış olması nitelikli hırsızlık olarak kabul edilmiştir.

Yağma; Roma Hukukunda korkutucu, kötü hırsızlık olarak nitelendirilmiştir.

765 sayılı TCK. ve 5237 sayılı TCK.nun da failin, cebir ve şiddet veya tehdidi vasıta olarak kullanarak başkasının malını alması veya mağduru malın teslimine mecbur kılması (sürüklemesi) hali yağma suçu olarak benimsenmiştir. Her iki yasada da bu suç mal varlığına karşı suçlar bölümünde yerini almıştır.

Yağma suçu malın alımı ile tamamlanır. Mal alınamamış ise eylem teşebbüs; aşamasında kalır.

Yağma; mal varlığına karşı suçların en tehlikelisi ve özellikli şeklidir.

-5237 sayılı TCK.nun 148.maddesi basit yağma

-5237 sayılı TCK.nun 149.maddesi nitelikli yağma hallerini,

-5237 sayılı TCK.nun 150.maddesi ise daha az cezayı gerektiren yağmanın nitelikli halini düzenlemiştir.

5237 sayılı TCK.nun 150/1.maddesi uyarınca "kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır" TCK.nun 150/2.maddesinde ise; yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek ceza üçtebirden yarıya kadar indirilebilir denilmektedir.

765 sayılı Türk Ceza Yasasının yürürlükte olduğu dönemde en çok eleştirilen hususlardan birisi yağma suçunun cezasının fazla olmasıydı. Mala karşı suçlarda iade ve değer azlığı nedeniyle cezada indirim yapıldığı halde yağma suçunda bunun mümkün olmaması, cezaların alt ve üst sınırlarının yüksek olması nedeniyle mağdurun zorla gözlüğünü alan sanığa verilen ceza mağdurun gözünü çıkaran sanığa verilen cezadan daha fazla olmaktaydı.

Yasa koyucu bu tür yakınmaları gidermek amacıyla 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 148 ve 149.maddelerinde düzenlenen yağma suçlarında, cezaların alt ve üst sınırlarında 765 sayılı Türk Ceza Yasasına oranla indirim yapmış, ayrıca 150.maddenin 2.fıkrasındaki düzenleme ile değer azlığı halinde, 168.maddenin 3 .fıkrasındaki düzenleme ile de iade halinde cezanın indirilmesine olanak sağlamıştır.

5237 sayılı TCY.nın 150.maddesi 2.fıkrasındaki ilk düzenleme "yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçtebirden yarıya kadar indirilir." Şeklinde idi.

Yerel mahkemelerce fıkradaki düzenlemenin 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 522.maddesinin hafif ve pek hafif değere ilişkin hükmü gibi yorumlanıp, cezalarda indirim yapılması ve tutuklu pek çok sanığın tahliye edilmesi üzerine kamu düzen ve güvenliğini gözeten yasa koyucu 8.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Yasayla 5237 sayılı Yasanın 150.maddesinin 2. fıkrasındaki "indirilir" sözcüğünü indirebilir olarak değiştirerek bu konuda mahkemelere takdir hakkı sağlamıştır.

Hırsızlık suçundaki değer azlığı ile yağma suçundaki değer azlığı kavramları farklıdır. Hırsızlık suçunda değer azlığı nedeniyle verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de gözetilerek ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Yağma suçunda ise değerin azlığı nedeniyle verilecek ceza üçtebirden yarıya kadar indirilebilecektir.

Yağma suçunda değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçebilme olanağı bulunmadığından değer azlığının birkaç meyve veya ekmek, yiyecek, bir iki kalem, defter gibi şeylerle sınırlandırılması yasa koyucunun amacı ile bağdaşmayacağı gibi fıkranın uygulanma alanı da son derece daraltacaktır. Yağma suçunun konusu olan değerin hırsızlık suçuna oranla daha yüksek tutulması gerekir.

Ayrca teşebbüs aşamasında kalan yağma suçlarında 150.maddenin 2.fıkrasının uygulanmasına yasal engel yoktur. Yeterki sanığın kast ve iradesi özgülenmiş olsun. Örneğin mağduru tehdit ederek bir paket sigara isteyen sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalması halinde 150.maddenin 2.fıkrası uygulanabilecektir.

Değer azlığını ve indirim oranını tayin ve takdir yetkisi Hakİm'e aittir. Hakim. Olayın özelliği suçun işleniş şekli ve sanığın özgülenen kastını gözeterek takdir hakkını kullanacaktır.